Thursday, February 28, 2013

Daylight



Kar gitti mi sizin oralardan? Buradan da gitti, lakin benim uzerimdeki atalet gitmedi. Neden karla alakasi oldugunu dusunuyorsam :P
Bu post'u bile bugun yazip bitirebilir miyim emin degilim? Fotograflarin iki haftalik oldugunu, hatta bu sayfanin da sabahin 11'inden beri acik, yazilmayi bekledigini dusunursek...

(Su an saat ogleden sonra 4 ve post hala yayinlanamadi)

Ataletin sebebi, is guc malumunuz. Yani o tarafta atalet yok, verim var. Burasi kesat.
Neyse agzimdaki baklayi cikariyorum.
Kendimi doktoraya ve ise adadim! Bilerek ve isteyerek. Kafamda surekli tartip duruyorum.
Ne yapmak, ne olmak istedigimi biliyorum. Istemedigimse, bunlari yaparken kendimi soyutlayacak olmam.
Az bi sure de degil, 3-4 yil.
Bunu buraya yazmis olmak bile icime bir sey oturttu. Neyse, ben biraz daha kafa yorayim.

Ee sizden naber? 
Bu sacmalamama eslik edecek bir seyleriniz varsa, cekinmeyin soyleyin;)







Monday, February 18, 2013

It goes on and on


Merhaba!
Ben, bugun itibariyle 20'li yaslarinin sonuncusunu geride birakan ama hala 10-13 yas cocuk corabi giyen kocaman bir kiz cocuguyum.
Surekli gulmekten goz cizgileri gun be gun artan, saclari beyazlayan, daimi goz puffy'leri olan, ergenlik sivilceleri hic bitmeyen bir kiz cocugu.
Disariya 'cool', annesine 'nazli', kardeslerine 'simarik', kocasina 'prenses'.

Hamide'm sanki bu gunume ozel yazmis gibi 'once bi kendini sev' demis.
Ben bu halime cogu zaman seviyorum kendimi. 
Icimdeki sevgiden kendime ayirinca, kalanini bolca cevremde hak edenlere veriyorum. 
Sevgi'li bir cember olusuyor cevremde<3
Mutluluk bu iste...






Oyleyse, hos geldin yeni yas;)




Thursday, February 14, 2013

'SvG'

We, me and hubby, have nothing to do with 14th of February, a.k.a Valentine's Day.
Actually we have something: sarcastically enjoy it!
- Buying weird gifts: programming book, super duper calculator.
- Preferring sushi over flowers (that's me;))
- Going to a super unromantic restaurant to have V'sD dinner and being the only couple there.

It seems unreal for a loving couple like us, but it is how it is. 
It is just a day! All the other days are Valentine's Days for us<3


Bu 14 Subat'in, son 20'li yasima girecegim yasimi bitirecegim gune 4 gunluk mesafesi olmasi disinda bir etkisi yok uzerimde/uzerimizde. 
Evlilikle alakali bir sey de degil, sevgililer gunu konseptine burunmememiz. 
Kutlamadik da degil, ilk yilimizda kutlamistik:) O zaman bile romantizmin doruklarindaydik!
Ben HAYAT'a programlama kitabi almistim, O da bana hesap makinesi :D (Geek Alert!)
Sonraki bir yilda, HAYAT bana kocaman bir buket almisti da cocugun burnundan getirmistim. 'Ben cicek istemem, n'apacagim bununla, onun yerine sinirsiz susiye giderdik' diye:D
Bi baska yilda ise kendimizi bulduk; HAYAT bana aksam yemegi yeri kapatti! Kutuphanede gecen bir gun sonrasi, kimselerin aklina gelmeyecek bir yere goturdu beni; cig kofteci! Kimsecikler yoktu ve biz durumlerimizle oyle mutluyduk ki!:D
Benden ve HAYAT'tan beklenmeyen hareketler bunlar di mi:)
Tuhaf bir sekilde sevgililer gunuyle kafa buluyoruz sanirim:)

Iste biz iki ask kusu boyleyiz yilin bir gunu, diger 364 gunu hep askla civildiyoruz^_^
Ben O'nun kazaklarina sulaniyorum, O da kar kis demeden fotograflarimi cekiyor:)










<3 Full of love days <3



Sunday, February 3, 2013

Turn up the Love


There were some moments in the past few days where I felt at the bottom of my mood.
In one of those days, I saw a package in the reception that I was sure it wasn't for me. 
But it magnetized me to check. It was for me! I ripped of the package and saw that t-shirt.
Danae, you made my day!
She's been in my life for a couple of years and I am so thankful to know her! 
She's been always so supportive about my blog and I've been always so happy to hear her comments.
Love you Sis

Bu aralar hayatimin tadini cikarmayi yeniden tatmaya basladim, zorunlu bir ara vermistim.
Kucuk mutluluklarla gununu doldurmaya calisan ben, onlari gormezden gelmistim bi sureligine, yine zorunlu olarak.
Lakin, ne kadar da onemli bu zorunlu aralar.
Insan degerli saydiklarinin degerinin yerinde saymadigini, giderek arttigini fark ediyor.
Daha onem veriyor, daha mutlu oluyor, daha sukrediyor.
En cok da hayatindan olan insanlara; ailesine, dostlarina, sevdiklerine, is arkadaslarina, okul arkadaslarina.
Bilerek ya da bilmeyerek beni mutlu eden ne cok insan oldu su gunlerde. 
Dusundukce bulutlarin ustunde buldum kendim, salak salak siritirken.
Enerji seviyem tehlikeli seviyeye yaklasirken gelen bir mesaj, bir arama, gulumsemeli bir bakis, bir iltifat, bir pohpohlama...
Hooop tekrar yukselen enerji seviyesi!

Mesela, resepsiyondan gecerken goze takilan bir pakette yazan ismin sahibi olmak da, bunlardan bir baskasi:
'Nasil yani?' siritmasiyla paketi parcalayip, asagidaki tisortu bulmak.
Bir kac yil once hayatima giren, o zamandan beri 'kiz kardes' dedigim dosttan, Danae'dan
Nesem maksimum seviyelere gelmesin de ne yapsin;)



Ah bir de HAYAT hirkalari var bu aralar! Beni hem kokusuyla, hem dokusuyla sicacik saran. 
Bkz. Alttaki fotograf








Hos geldin Subat; dunyaya geldigim ay;)
Mutlu Subat gunleri