Tuesday, January 18, 2011

Bakü'de bir CooKieZela varmış:)

Üniversitedeki arkadaşlıkların yerini hiç bir şey tutmuyor. En verimli yıllarımızı doya doya yaşıyoruz beraber. Sonrasında herkes bir yerlere savrulsa da, dostluklar asla kopmuyor. 


Şimdilerde 3 dostum Bakü'de;) Yıllar oldu onları görmeyeli ama bir internet sayfası, bir blog uzağımdalar şimdi:)


Canım İnji'ciğimin ne "cookiemania" olduğunu, ne de bu kadar güzel "cookie"ler yapabildiğini bilmiyordum tabi. Sanırım sonradan bir keşif oldu bu :) 


Şunların şirinliğine bakar mısınız?








Aramıza yeni katılan canım kokoşum;) CooKieZela'cığıma hoş geldin diyorum:) Siz de hoşgeldin der misiniz?:)
---Kokoşum diyorum çünkü İnji'ciğimin bir moda ikonudur benim için;); moda blogu olur diye düşünürdüm hep:)---

Monday, January 17, 2011

Bir mektup insanı nasıl mutlu edebilir?

Tabi ki değer veren ve değer verilen bir can arkadaş tarafından gönderilmişse:)


FerahFeza'cığımın 6 Ocak'ta gönderdiği mektubum tam 11 gün sonra ancak ulaştı bana; çok konuşup, az iş yapan İtalyanlardan kaynaklanan bir gecikme olduğunu düşünüyorum:)


Mektubumu aldığımda dışarı çıkıyordum, tabi ki azıcık sabırsız olduğum için mektubumu hemen açmak istedim; sokakta çok neşeli görüntüler oluşturduğumdan eminim:)
 Elimde FerahFeza'mın dolu dolu mektubu ve kulağımda Jason Mraz'ın dinlendirici sesiyle Pavia sokaklarında güzel bir öğle yürüyüşü yaptım. Okudukça yüzümde oluşan kocaman sırıtmalara şaşkınlıkla bakan çok kişi yakaladım; aynı zamanda şarkı da söylüyor olmamın bunda payı var sanırım:)


Yüz yüze tanışmasak ta (daha!) buradan tanışıp, dostluk kurmanın zevki bambaşka:) 


Çok teşekkürler canım benim, kocaman öpüyorum seni...
Şimdi bekleme sırası sende;)



FerahFeza'cığımın elceğizleriyle yaptığı kardeş broşlarımız; Teoman'dan Mavi kuş;)

Kalpli bir şeyler olur da ben nasıl sevmem!


Canım benim...
DIY projelerime destek göndermiş, bakalım neler olacak bundan;)

Vee yummy yummy:)
Biri benim, biri HAYAT'ınmış; ama ben yedim ikisini de:p

ÇOK TEŞEKKÜRLER CANIMMM;*

İndirimlerden ilkbaharı düşünerek faydalanmak

Mağazalarda bir taraftan indirimler devam ederken, diğer taraftan ilkbahar sezonu gözdeleri gelmeye başlamış. Hatta yenilerin bir kısmının indirimde olduğunu bile gördüm. İndirimlerden faydalanalım desek bile, insan gözünü yenilerden alamıyor. Hem gerçek, hem sanal alışverişte:)


Gerçek alışveriş ile ilgili deneyimlerimi sonra, elle tutulur kanıtlarla paylaşacağım ama önce sanal dünya!
Dorothy Perkins bu ilkbaharın trendleri hakkında konuşmak istemiş: Let's Talk Trends öyleyse...


Trend: 70'ler Ruhu
Neler edinilmeli
-Yumuşacık, sakin renklerden şöyle dökümlü bir üst, gömlek,
- Annemizin elinden çıkmış tığ-örgü işi yelekler, bolerolar, 
- Sandıklardan çıkarılan nostaljik desenli kumaşlarla dikilen rahat kesim bir elbise




Trend: 50'lerden ciddiyet
Neler edinilmeli
-Denizci teması hala devam ederken, çizgili bir şeyler,
- Diz altı etekler, elbiseler,
- Ayak bileğinin üstünde nötr renkli pantolonlar



Trend: Stüdyo 54/Hala 70'lerdeyiz
Neler edinilmeli
-Şifon, uçuş uçuş elbiseler, üstler,
- Yerleri süpüren maksi etekler,
- Detaylarda kendini gösteren altın rengi aksesuarlar,



Trend: Bahçe Partisi
Neler edinilmeli
-Geçen seneden kalma çiçeklilerinizi tekrar çıkarma vakti,
- Eğer yapabilirseniz goblenle kaplanacak babet DIY'ları sizi bekler,
- Çiçekleri şifonla birleştirmek lazım.


Kimler bu trendlerden payını aldı bakalım?

Saturday, January 15, 2011

Pesto dediğin kaç çeşittir ki?

Ben 1 tane pesto bilirdim. Fesleğenli olan...

Ama İtalyanlar ana besin kaynaklarından biri olan pasta için bir çeşit pesto'yu az bulmuş olacaklar ki her yöre kendine göre bir pesto tarifi uygulamış.

Peki ne çeşit pesto'lar varmış:

Genova usulü fesleğenli pesto...


Enginarlı pesto...

Kabaklı pesto...

 Domatesli pesto...

Sicilya usulü cevizli, ricotta peynirli pesto...

Fıstıklı pesto...


Değerlendirme yapacak olursak; 

- Genova usulü olan en klasik ama bana biraz ağır geliyor. Sosunu az yaptığımızda daha güzel bence.
- Son zamanlarda yediğimiz enginarlı pesto fena değil, enginarla arası iyi olmayanlar bile yiyebilir:)
- Sicilya usulü pesto, işte bu diyorum! Ahh favorimiz kendisi, çook lezzetli bir şey! Genova usulü gibi ağır da değil;) Yakın zamanda evde kendim hazırlamayı düşünüyorum;)
- Kabaklı, domatesli ve fıstıklı pestolar daha evimize teşrif etmedi; ilk fırsatta deneyip, yorumlarımı yine paylaşırım.

Eee biz bunları Türkiye'de bulamayız derseniz; becerikli Türk kadınının elinden kurtulur mu bu soslar ya! Biz baklava, börek açan kimseleriz, bu soslar ne ki:))---Bu kadar gazdan sonra bence yaparız kesin;) ---Tarifleri bir bir yazarım, deneriz hep beraber:))

Hafta sonu gelince sadece yemek üzerine post yapmak istiyorum, ne tuhaf di mi:))

Haftaya yeni tanıtımlar, belki tarifleri belki uygulamalarla görüşmek üzere;)

Sunday, January 9, 2011

McMacaron!

Paris Ladurée' ye gidene kadar McDonald'sla idare ederiz biz de:)


Renk ve tat skalamız biraz sınırlı olsa da açken pek güzel atıştırmalık bunlar;) Hele ki alışveriş arasındaysanız;)


McCafé Türkiye'de yok sanırım. Macaronlar var mı onu da bilmiyorum. Ama McCafé şaşırtıcı biçimde çok süper bir yer; kahveleri ve tatlılarıyla... Ayrı bir yazı kahramanı olabilir!



Yemeye kıyamadık bir süre, pek şirinler!
Ama sonra "nam nam" diyerek hüplettik:) 

" Ee nasıldı?" derseniz, karşılaştıracak başka bir macaron deneyimim olmadığı için, "Bence güzeldi" diyebilirim sadece;)

Fıstıklı, ahududulu ve kahveli bizim tercihlerimizdi...
Pek te lezzetlilerdi;)