Thursday, October 28, 2010

Cuma-Cumartesi-Pazar Planları

Perşembe akşamı itibariyle minik, huzurlu, sıcacık evimizden uzak 3 gün geçireceğiz :( 


Evet, kabul ediyorum biraz ev kuşuyum :)
Sadece 3-5 saat içinde evime dönebilecek konumda iken gezmeyi seviyorum. Ama evdeysek HAYAT'ı gün içerisinde dışarı çıkarmak için canla başla uğraşıyorum :)
Böyle biriyim ben de, beni böyle kabul edin :p


Neyse planlara geçelim:
--- Cuma sabahı erken vakitte trenle Venedik'e gidiyoruz. Öğleden önce oradayız.
--- Yağmursuz iki gün geçirmek için dua edip, 1.5 gün Venedik'i arşınlıyoruz.






--- Cumartesi akşam 5 gibi bu sulu şehirden ayrılıp, kuru Milano'muza dönüyoruz.
--- Milano'daki kapımız Mehmet bizi o gece misafir ediyor.


Ve benim için en heyecanlı kısım (Hayır daha eve dönmüyoruz:( )...


--- Eğer yağmur bu planımızı baltalamazsa pazar günü Mercatone del Naviglio Grande'ye gidiyoruz. (Umarım!) 
Burası ayda bir kez, ayın son pazarı kurulan kocaman bir "Milano bit pazarı". 400 kadar satıcının olduğu...
İlk kez gideceğim, çok heyecanlıyım. (haha bu arada bu benim ilk "flea market" deneyimim olacak :D
Bakalım neler göreceğim, neler bana kısmet olacak :)










Şimdilik netten aldığım bu fotolar post'umuzu şenlendirsin. 


Bakalım ben neler görüp, sizlere göstereceğim:)


Herkese güzel bi 3 gün diliyorum.


Sizi özleyeceğim ;)


---Bir süre internetten de uzak kalacağım:(. Beni unutmamanız için zamanlamalı yazı'lar hazırlayacağım;) ---



Hindistan cevizi topları

Taa ilkbaharda aldığım hindistan cevizini, son kullanma tarihinden önce bitirmek için bu aralar sürekli hindistan cevizli tarifler yapmaktayım. Bitsin diye çorba falan yapacağım nerdeyse :)


Ama bu son yaptığım kolay tarifi burada paylaşmadan edemedim. Hem çok kolay, çok hızlı, hem çoook lezzetli!


Ben aynı tarifi uyguladım ama çok şeker sevmeyen bünyeler olarak bir daha ki sefere daha az şeker koymayı düşünüyorum:)






(Kaynağındaki görsel daha güzel tabi, benimkini mazur görün, çikolata sosunu yapamadım hemen yemek için :) )

Monday, October 25, 2010

Shoe Wheel

Sadece kadınlara değil, herkese lazım böyle bir tekerlek :)

Ev için böyle yaratıcı çözümlere bayılıyorum.

Aferin size RAKKU!




***Zamanın ötesinden bir düzeltme: Stil Direktörü Edi'mizin yorumlarda belirttiği üzere bu tekerlekler "capon malı"ymış! 
Sadece beğenin, almayın canlarım;)

You are... my new t-shirt :)

Tişörtün orjinali Brandy&Melville'dir. Geçenlerde Pavia mağazasından fotoğraflar vardı. 
Bu tişört orada görüp, " aa ben yaparım bunu" dediklerimden :)

Pazar akşamını kendime ayırıp, Terranova'dan aldığım bu tişörtü amaçlarım doğrultusunda kullandım. 
Sonuç beni pek mes'ut etti :)

Bu tişörtü canım eş, HAYAT'a ithaf ediyorum♥

Orjinali...

 Benim renkli yorumum :)



Bu arada;
--- Yaparken çok zorlandım ve anladım ki dümdüz tişörtler seçilmeli, çizgili olunca yazı yazması çok zor oluyor. 

--- Ama yine de görüntü hoşuma gitti. Böyle şaşı bak şaşır gibi bir görüntüsü oldu :D

--- Bana özgü olsun diye koymadım kurdeleyi :) Oradaki kelimeyi yanlış yazdım ama yine de alluring* oldu! (Alluring iki "r"li yazılmazmış :p )
alluring:çekici

Thursday, October 21, 2010

Dana'dan DIY fikri

Alyans dışında henüz yüzük olayına girişmemiş biri olarak acaba sırf bu görüntü için bir yüzük sever mi olsam diyorum :)

Ayrıca bu hatunun hem DIY fikirlerini, hem giyim kuşamını beğeniyorum:)
Bu fikir de O'ndan:)
Nasıl buldunuz?

Friday, October 15, 2010

Once upon a time...



2005 Haziran...


Yılı hatırlanmayan üniversite yılı..2006?


2007 Haziran...Mezuniyet;)


2007 Haziran...Balo için;)--Evet uçlar biraz zayıflamıştı;)--




 2009 Eylül...--İtalya'ya gelmeden önce verilmiş radikal karar! Erkek kardeşim bile bu kadar kısa saçlı hatırlamıyormuş beni ;)--


2010 Ağustos....--İtalya'dan gelmeden verilmiş karar, Türkiye'ye girilince hemen uygulandı;)--


2010 Eylül...--Kısa saçın tadına varıldı artık, kestirdikçe kestirmek istiyorum;)--


Uzun saçlarımı arada özlüyorum. Benimle öyle bütünleşmişti ki! Herkes beni uzun saçlı, kıvırcık olarak biliyordu. Kendimi kısa saçlı hatırladığım zaman ilkokul 3 falandı herhalde! Öyle ki ilkokul arkadaşlarımdan bu kadar kısa haliyle hatırlayan bile çıkmadı ;)


Ama acıyla fark ettim ki eğer saç uzunsa, yaş ilerledikçe saç kendini bırakıyor; ne canlı, ne de eskisi gibi elastik ve kıvırcık oluyor. 


Kısa saçın böylesine rahat olduğunu bilmiyordum. Uzun saçlıyken saçıma şekil verebilmek için yıkamam gerekirdi; gereken neme ancak o zaman ulaşabilirdim. Ama şimdi 1-2 gün yıkanmamış saçıma bile kolayca şekil verebiliyorum. L'oréal'in aşağıdaki ürünü bana yardım ediyor bu konuda;)-- L'oréal Elseve İtalya'da Elvive;)--

Saçımda meydana gelen renk değişiklikleri için de ayrı bir başlık açabilirim aslında. Hele bir de düğün haftası saçımı mahvetme operasyonum var ki! Tam bir efsane;) Onlar da başka bir yazıya artık;)


Süper ve sağlıklı saçlara!

Bu Melissa kombini benim olsun!



Başka hiç bir yerde görmediğim bu Melissa'lar pek göz alıcı! Her zaman ki gibi;)
Kombin de pek cici olmuş:)

Hangi kadın bu dükkana girmek istemez ki!

Intimissimi' nin Pavia vitrin düzenlemesi.
Bir kadın bu kadar da baştan çıkarılmaz ki canım! :) 











Tuesday, October 12, 2010

Which is your bag?

Orjinali burada olan süper diagram. 
Çanta aşkımızı dizginleyecek bir çalışma. 
Maksat; boş yere masraf yapmadan, ihtiyacımız olan optimum çantaya kavuşmak.
Ee bulduk çantamızı ama resimde mi kalacak derseniz, "hayır" derim, yani onlar da öyle demişler:) 
Siz ModCloth'un bloguna gidin, o sizi çantalara götürecek :)

Bu arada ben önce çantalara baktım istediğim çantaya göre kendimi bir kılıfa soktum. 
Şu anki durumumla pek alakalı olmayan bir kişilikteyim ama olsun gelecek günler için;)



Thursday, October 7, 2010

HAYAT'tan ve benden H&M kombinleri...

İtalya'ya geldim ya H&M'ye kavuştum. Hemen baktım neler varmış, indirimlerde almak için nelere göz koyayım diye. 


Bir de henüz kombinleyemediğim, nelerle giyeceğimi bulamadığım kıyafetlerim için kullanıyorum H&M'in Fashion Studio'sunu. Giyip çıkarıp, denemekten daha kolay!


Bakalım benden ve HAYAT'tan neler çıkmış:) HAYAT benim nasıl giyinmemi istemiş? Ya ben O'nun;)


Benden:
1.
Burada alınması gereken, leopar desenli tayt,
Ayakkabıya da hayır demem:)
Aksesuarlara kalsa da olur, onları halledebilirim.

2.
Evet HAYAT'a seçtiğim kombinler;
Üst kısmımız var gibi,
Pantolonu beğendik, ayakkabılar da olsa fena olmaz;)

3.
Burada da kotu almamız gerekiyor.
Ya erkeklere kırmızı yakışıyor di mi;)

İkimizden:
Bu aralar takıntım cargo skinny, gerçekten çok beğeniyorum. Türkiye'de Mango'da denemiş, küçük çaplı bir aşk yaşamış olsam da, hangi akla hizmet almamıştım. 
Ah akılsız kafam ah!(burada başıma vuruyorum;))
H&M'e kısmetmiş.
Taba renge olan zaafım da gözlerden kaçmadı herhalde:)

HAYAT'tan:
Bu kombinden sonra fark ettim ki hiç kareli gömleğim yok, demek ki HAYAT eksikliğini hissediyor;) Almak lazım o zaman;)
Kim bir çift siyah topuklu ve ona eşlik eden deri eldivenlere "hayır" diyebilir ki!




İnternette vitrin gezmesi-Bir de küçük bir yardım?

Alışveriş yapmamam gereken zamanlarda, içimde toplanan bütün enerjiyi online alışveriş sitelerinde vitrin gezerek, sepet doldurup, boşaltarak geçiyorum. Ki yalnız da değilim, di mi? 


Peki en çok nerelere geziyorum? (Pelin'ciğimin bu postuna cevaben)


--- ASOS.com
--- DorothyPerkins.com
--- BooHoo.com
--- NewLook.com
--- ChiaraFashion.co.uk
--- incideri.com
--- www.yesil.com.tr


Hepsinde ve aslında buraya yazmadığım dahasında mail adresim kayıtlı. Daha çok Avrupa bazlı olanları seviyorum. Amerika menşeli olanlar ucuz olsa da kargo ücretleri çok pahalı; içim elvermiyor aldığım ürün kadar kargo ödemeye.
Sürekli promosyon, trend, indirim mailleri alıyorum. Ve ne hikmetse şu sıralar bir "mid-season sale"dir gidiyor. Hani genel indirim yeni yıldan hemen sonra oluyor. Daha yeni sonbahar-kış sezonu açılmışken, nedir bu indirim anlamış değilim! Bunlardan anlamam ama alışverişte uzman sayılabilirim.


Ve bugün aldığım maile göre canım ASOS'umda %70'e varan indirim başlamış.
Şu an bunlar sepetimde:





Kıyafette pek gözüm yok, ne de olsa Türkiye'de alası, daha uygun fiyatlara var. Ama ayakkabılara dayanamıyorum. Hele bir de tam istediğim gibilerse.


Bu kadar ürün 48.97 euro+ 6 euro kargo. Sizce nasıl? Türkiye'deki ayakkabılar bana pahalı geliyor -herhalde euro'yu tl'ye çevirmeyi unutuyorum-, hem de istediğim gibi olmuyor. 
Canım blogger arkadaşlarımın değerli fikirlerini bekliyorum. 

Monday, October 4, 2010

İtalyan Dizaynı İşte!

Ben beğendim! 




Alışveriş yaptığımız marketin puanlarından toplayıp sahip olabilirmişiz; 64900 punti'ye, bizim 1600 puntimiz var. 
Hesaplarıma göre bunun için 15-20 sene İtalya'da bu marketten alışveriş yapmamız gerekiyor.


Daha fazla İtalyan dizaynı için; http://www.cappellini.it


Sloganları da çok tatlı; 


Una Collezione di Piccoli Oggetti, Necessari e Non, da Usare Quotidianemente Nella Nostra Casa--
A Collection of Small Necessary and Not So Necessary Objects for Everyday Use in the Home.


Fotoyu da buradan aşırdım.